Maliyetleri ve kurları gözden geçirmek gerektiğini vurgulayan Ayhan Zeytinoğlu: İhracat çıtasını 30 milyar dolara çıkarmak için yeni bir altyapı gerekli

Türkiye’nin aylık ihracatı 30 milyar dolar düzeyine çıkararak bir seviye atlaması için, yeni bir atılım altyapısı oluşturmak gerekiyor.

Bu çerçevede kur politikası, maliyet unsurları ve teşvik mekanizmalarının masaya yatırılarak gözden geçirilmesi gerekiyor. Döviz kurlarındaki artışın enflasyonun gerisinde kalması ihracatçıların rekabet gücünü ve kârlılığını negatif etkiliyor, işçilik maliyetleri de bu nedenle reel olarak yüksek artış kaydediyor.

İŞÇİLİK MALİYETİ REKABETİ ÖNLÜYOR

OECD’nin hesaplamalarına göre 2021 sonrasında ücretlerdeki reel artış yüzde 79’a ulaştı. Bu oranla Türkiye’nin ücret politikasında ayrışıyor, rekabet gücü geriliyor.

AVRUPA DA KURLARI TARTIŞIYOR

Avrupa sanayinin rekabet gücü kaybını önlemek için önerilen seçeneklerden birinin de euronun değer kaybına izin verilmesi olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Çin ihracat bedellerini yüzde 34 daha yüksek bir kurdan bozuyor, bu yolla ihracatçıyı destekliyor.

CARİ AÇIKTAKİ ARTIŞ SÜRÜYOR

Yılın ilk beş aylık döneminde cari açık 30 milyar doları aştı. Bu açığın oluşumunda kur poltikasının rolüne vurgu yapmak istiyorum. Küresel ticarette yavaşlamanın sürüyor. Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri bu eğilimi gösteriyor ve üst üste ikinci ay olarak haziranda da gerileme görülüyor.

İmalat Sanayi Yeni İhracat Siparişleri Endeksi de  (Global PMI new export orders indices) son 6 ayın en sert düşüşünü kaydetti: Küresel ticaretin yeni zorluklarla karşılaşacağı bu konjonktürde, ihracatçılarımızı daha fazla desteklememiz gerekiyor. Yarın  Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Bu çerçevede etki li olabilecek bir ’faiz indirimi bekliyoruz.

SANAYİCİNİN GÜNDEMİ FİNANSMAN

Sanayicilerin en önemli gündeminin finansmana uygun koşullarda erişim. KSO kapasite anket ve sanayi endeksine göre de son üç ayda finansman sorunu yaşayan firmaların oranı yüzde 20’den yüzde 33’e çıkmış durumda.

Türkiye’de işçilik maliyetleri Yunanistan’daki işçilik maliyetinin iki katı, İtalya’daki işçilik maliyeti ile başa baş, Fransa’daki işçilik maliyetine yaklaştı.

Bu tabloda kurun çok büyük etkisi olduğunu görüyoruz.

Bu ay KOSGEB ile birlikte sahaya inmeye başladık. Firmalarımızın dile getirdiği sorunların başında, kurun maliyetler üzerindeki etkilerinin geldiğini görüyoruz.

DENİZCİLİK VE OTOMOTİVDE ÇİN BASKISI

Örneğin denizcilik sektörü için elektronik sistemler üreten bir firmamızın beş bin dolara ürettiği malı, Çinli ihracatçı aynı fiyata bayiye satabiliyor.

Otomotiv sektöründe ise fark giderek açılıyor. Çin’in otomobil ihracatı, ilk kez 1 ay içinde 1 milyon barajını aştı. Çin, sadece haziran ayında 1 milyon otomobil ihraç etti. Bu rakamı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 73 artırmayı başardı. Türkiye 2025 yılı toplam otomobil ihracatı 1 milyon 57 bin 920 adet. Yani Türkiye’nin 1 yıllık otomobil ihracatını Çin artık 1 ayda yapıyor.

KURDA DESTEK YÜZDE 10-15’E ÇIKMALI

Peki, Çin bunu nasıl sağlıyor? Çin ihracatçıları, ihracat bedellerini yüzde 34 oranında yüksek kurdan bozuyor. 31 Temmuz 2026’da sonlandırılacak olan döviz dönüşüm desteği ülkemizde yüzde 3 oranında uygulanıyor.

Bu desteğin devamını, hatta yüzde 10-15 oranına yükseltilmesi hususunu hem Ticaret hem de Hazine Maliye Bakanlığımıza sunuyoruz.

Ancak bu desteklerle aylık 30 milyar dolar ihracat seviyelerini görebileceğimizi düşünüyoruz. Hedefimiz bundan sonra bu rakamlar olmalı.

EXİMBANK LİMİTLERİ YETERSİZ

Diğer taraftan, Eximbank kredilerini çok önemsiyoruz.  Son dönemde limit artırımları yapıldı. Ancak bu rakamlar yetersiz kalıyor. Reeskont kredi faizlerinde düşüş ve günlük limitlerde artış hususunda Bakanlığımızın desteklerini bekliyoruz.

12 PUANLIK MALİYET FARKI

Bu konudaki önemli bir husus da Eximbank’ın referans faiz oranları ve kredi maliyetleri ile aracı bankaların uyguladığı ilave maliyetler nedeniyle ihracatçının maliyeti arasında yaklaşık12 puanlık fark oluşabiliyor. Bu konuya da özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum.

MADE IN EUROPE OTOMOTİV İÇİN KRİTİK

Bir diğer husus olarak; Ticaret Bakanlığı’nın, “Made in Europe” sürecine yönelik olarak yürüttüğü çalışmaları memnuniyetle karşıladıklarını, bu süreci, özellikle Kocaeli sanayisinin taşıyıcısı  otomotiv sektörü  açısından stratejik görüyoruz.

SKDM’ İÇİN HAZIRLANMALIYIZ

İhracatçılarımız açısından stratejik önem taşıyan bir diğer konu ise AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması. Yeşil dönüşüm yatırımlarını hızlandıracak finansman ve hibe desteklerinin Odamız üyesi firmalara tanıtılması noktasında Bakanlığımızla daha yakın çalışmak arzusundayız.

Diğer taraftan, Gümrük Birliği kapsamında malların serbest dolaştığı bir ortamda, bu malları üreten ve ihraç eden iş insanlarının hareketliliğinin kısıtlanması önemli bir çelişki oluşturmaya devam ediyor.

VİZE SORUNU ÇÖZMELİYİZ

AB’nin 2025 verilerine göre Türkiye, 1,2 milyonu aşan Schengen vizesi başvurusuyla Çin’in ardından dünya ikincisi.

Vize serbestlik sürecinin tamamlanması için şart koşulan 72 kriterden 66’sı yerine getirildi. Ancak kalan 6 kriter tamamlanmadı.

Bu süreci tamamlamak önceliğimiz olmalı. Bakanlığımızın bu konudaki girişimlerini takdirle karşılıyor, Oda olarak biz de bu sürece elimizden gelen desteği veriyoruz.

ORTA DOĞU YİNE GERİLDİ

Ülkemiz ev sahipliğinde bu ay gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi, küresel gündemin belirleyicisi oldu.

Ancak sonrasında, Ortadoğu’da yeniden yükselen gerilim, jeopolitik risklerin devam ettiğini gösterdi.

Artık, ülkelerin artan savunma harcamaları, güçlenen korumacılık eğilimleri küresel rekabeti farklı bir boyuta taşıyor.

Küresel ticaret yavaşlıyor, ülkeler hem sanayilerini koruyacak hem de ihracatçılarının rekabet gücünü artıracak adımları hızlandırıyor.

Fransa Strateji ve Yüksek Planlama Komisyonu tarafından yayımlanan son rapor da bunu gösteriyor. Rapor, Fransa ve Almanya ihracatının 3’te 2’sinin Çin tehdidi altında olduğuna dikkat çekiyor.

1 TRİLYONLUK UYGUN KREDİ

Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından, imalat sanayine yönelik 1 trilyon liralık uygun koşullu kredi sağlanacağı açıklandı.

Pakette, Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programı’nın büyüklüğü, 500 milyar TL’den 750 milyar TL’ye çıkarıldı.

Ancak, geçen yıl tahsis edilen kaynağın beşte birinin kullanıldığını biliyoruz. Dolayısıyla, sermaye yeterliliği ve asgari yatırım tutarlarında bir güncelleme ihtiyacı olduğunu görüyoruz.

Diğer taraftan, imalat sanayine yönelik 250 milyar liralık ilave kredi paketini çok daha anlamlı buluyoruz. Paketin detaylarını heyecanla bekliyoruz.