‘İkiz Hedef’e uyum, KOBİ’lerimizin rekabetinde kaldıraç etkisi yapacak

 

Pandemi sonrası tasarlanan yeni dünya düzenindeki normalleşmenin yeşil ve dijital olması planlanıyor. Türkiye’nin en büyük ticaret partneri olan AB de ekonomisini döngüsel ekonomi ilkeleri çerçevesinde modernize etti. Bu çerçevede AB dijitalleşme ve yeşil ekonomiyi ‘ikiz hedef’ olarak benimsedi.

İkiz hedefe uyum için önlemler

COVID-19 kurtarma planında açıkladığı 750 milyar Euro’luk yardım paketinde de AB, toparlanmanın yanı sıra Yeşil Mutabakat ve dijitalleşmeye yönelik yatırımlara öncelik vererek istihdam ve büyümeye katkı vermeyi planlıyor.

Avrupa ekonomisinin bu hızlı değişimine ayak uydurabilmemiz, mevcut pazarları koruyabilmemiz ve AB pazarında giderek artan rekabet ile baş edebilmemiz için AB’nin yeşil ve dijital dönüşümünü kapsayan bu yeni politikasına uyum sağlamamız ülkemiz açısından da vazgeçilmez hale geliyor. Bu kapsamda yeni normale uyum sağlamak ve gelecekteki yeniliklere göre değişime hazır olmak için en etkili yol, şüphesiz doğru şekillendirilmiş bir Dijital Dönüşüm programından geçiyor.

İşletmelerde, üretim ve hizmet süreçlerinden yeni pazarlara erişime, satın almadan markalaşma alanlarına kadar çok geniş bir yelpazede dijital dönüşümden bahsetmemiz mümkün. Bu dönüşüm, üretim ekonomisinde rekabet gücü, sürdürülebilirlik, katma değeri yüksek ürün ve hizmet üretmek anlamına da geliyor.

Aslında pandemi döneminde üretimden, ticarete; alışverişten, eğitime birçok alanda dijitalleşmenin hızı oldukça arttı. Hatta dijitalleşme konusunda 10 yıl içinde olması beklenen gelişmeler neredeyse birkaç ayda gerçekleşti. Bu kapsamda teknolojinin getirdiği imkanları kullanarak sürece hızla adapte olabilenler, zararlarını minimize edebilmeyi başardılar.

Tıpkı dijital dönüşüm gibi Avrupa Yeşil Mutabakatı da, ekonomimizin ve KOBİ’lerimizin rekabetçiliğinde kaldıraç etkisi yaratacaktır. Fakat bu kapsamda uygulanacak sınırda karbon düzenleme mekanizması; ülkemizi ve sanayimizi doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Bu sebeple burada birkaç noktayı özellikle vurgulamak istiyorum.

Dijital dönüşümü, yeşil ekonomik dönüşümle birlikte ele almalıyız. Paris İklim Anlaşması ile ilgili pozisyonumuzun tekrar değerlendirilmesi ve belirsizliğin giderilmesi iş dünyamız açısından hayati öneme sahiptir. Yeşil Mutabakata uyum sağlanması noktasında KOBİ’lere sağlanacak teşviklerin bir an önce tasarlanması gerekiyor.

AB ile uyumlu Emisyon Ticaret Sisteminin kurgulanması ve hayata geçirilmesi gerek. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının enerji ve kaynak yoğun sektörlerimize etkileri senaryolar bazında modellenmeli ve yol haritaları hazırlanmalı.

Sanayicilerimizin, AB ile uyumlu olacak şekilde karbon ayak izi ölçümlerinin hızlıca yapılması ve belgelendirme sürecine ilişkin teknik kapasitemizin güçlendirilmesi gerekiyor.

Dijitalleşme konusunda da belirle- nen ulusal stratejilerimizin geç kalma- dan hayata geçirilmesi gerekiyor. Yeşil Mutabakata uyumun AB ile başlatılan pozitif gündem ve Gümrük Birliği’nin modernizasyon süreci açısından da önemli olduğunu hatırlatmak isterim.

Ekonomik büyüme

2021 Yılı II. çeyrek büyüme oranımız yüzde 21,7 olarak gerçekleşti. Geçen yılın ikinci çeyreği tüm dünyada pandeminin etkisinin en fazla hissedildiği dönem olmuştu. Bundan kaynaklı baz etkisinin devreye girecek olmasıyla çift haneli büyüme oranları göreceğimizi bekliyorduk. Bu oranla, aynı dönemde yüzde 22,2 büyüyen Birleşik Krallık’ın ardından verisi açıklanan ül- keler arasında ikinci çeyrekte en fazla büyüyen ikinci ülke olduk.

Bu büyümeye hizmetler sektörünün katkısı yüzde 45,8, imalat sanayinin katkısı yüzde 43,4 sanayinin katkısı yüzde 40,5 oldu. Harcama bileşenlerine baktığımız- da mal ve hizmet ihracatının yüzde 59,9, ithalatın yüzde 19,2, hanehalkı tüketiminin yüzde 22,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumunun yüzde 20,6, devletin nihai tüketim harcamalarının katkısının da yüzde 4,2 olduğunu görüyoruz. Gayrisafi sabit sermaye oluşumu kapsamında makina ve teçhizat yatırımlarının katkısının yüzde 3,2, inşaat yatırımlarının katkısının da yüzde 12,2 olduğunu ifade etmek gerekli.

2021’in ilk çeyreğine göre büyüme oranı yüzde 0,9 olarak gerçekleşti. Yılı, yüzde 8-10 arası bir büyüme oranıyla kapatabileceğimizi düşünüyoruz. Bu performansa göre kişi başı milli gelir 8 bin 538 dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’de kişi başı milli gelirin 2013’te 12 bin 614 dolar olduğunu, bugün dünya ortalamasının 10 bin 925 dolar, OECD ortalamasının 37 bin 975 dolar olduğunu hatırlatmakta fayda var.

İhracat

Ağustos ayında; ihracat yüzde 51,8 artışla 18 milyar 912 milyon dolar dolar olarak gerçekleşerek en yüksek ağustos olarak kayda geçti. Ağustos ayında, Avrupa’ya çalı- şan firmaların planlı duruşları ve çip sorunu nedeniyle tarihi rekor seviye değil ama yüksek bir değer geleceğini bekliyorduk. Burada temmuz ayından ertelenen talebin de etkisi olduğunu düşünüyoruz. Biliyorsunuz temmuzda 9 günlük Kurban Bayramı tatili vardı. Ayrıca rekabetçi kurun etkilerini de görüyoruz. İhracatı desteklemesi açısından TL’nin daha fazla değerlenmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

İhracatta 10 rekor kırıldı

Ağustos itibariyle yıllık ihracatımız 207 milyar 469 milyon dolara yükseldi. İhracatta son on iki aylık döneme bak- tığımızda on tane rekor gerçekleşme var. Bunlardan dört tanesi tüm zamanların en yüksek seviyesi, altı tanesi de içinde bulundukları ayların en yüksek seviyesi. Son dört ayın en az ikisinde 20 milyar dolar ve üzerinde ihracat gerçekleştireceğimizi bekliyoruz.

Miktar bazında ihracat

Miktar bazında ihracatımıza baktığımızda ağustosta yüzde 30.4 artışla 15 milyon tonluk ihracat görüyoruz. Ocak-ağustos dönemleri itibariyle 2020’de 9,9 milyon ton olan ihracat 2021’de 115,4 milyon tona çıktı.

İthalat

İthalata baktığımızda ağustos ayında ithalat yüzde 23,8 artışla 23 milyar 218 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ağustos ithalatın- da Yatırım (Sermaye) malları ithalatı yüzde 14,4, Hammadde (Ara mallar) ithalatı yüzde 27,9, Tüketim malları ithalatı ise yüzde 5,1 artış gösterdi.

Kocaeli’nin dış ticareti

Kocaeli Gümrüklerinden aldığımız verilere göre ağustos ayında İlimizde üretim yapan firmaların ihracatları 3 milyar 683 olarak gerçekleşti. Bunun 1 milyar 929 milyon doları Kocaeli, 1 milyar 754 milyon doları Kocaeli dışındaki gümrüklerden yapılan ihracattan oluştu. Kocaeli’den yapılan ithalat ise 8 milyar 845 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bunun 4 milyar 276 milyon doları Koca- eli, 4 milyar 125 milyon doları Kocaeli dışındaki gümrüklerden yapıldı.

Dış ticaret açığı

Dış ticaret açığı ise yüzde 31,7 düşüşle 4 milyar 306 milyon dolara geriledi. Bu gerileme cari açık açısından önemli. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 81,5’e yükseldi.

Enflasyon

Enflasyon verilerine baktığımızda ağustos ayında TÜFE aylık yüzde 1, 12 artışla yıllIK yüzde 19,25, ÜFE aylık yüzde 2,77 artışla yıllık yüzde 45,52 olarak gerçekleşti. Kurdaki gevşeme- ye rağmen ÜFE beklenenden yüksek gerçekleşti. Bu yükselişin nedeni hammadde fiyatları ve emtia artışları. ÜFE ile TÜFE arasındaki fark 26,2 puana yükseldi. ÜFE’den kaynaklı maliyet baskısının, önümüzdeki dönem tüketici fiyatlarına yansımalarını görebiliriz. Ancak, ekim kasım aylarında hem ÜFE, hem TÜFE’de geçen yılki yüksek oranlardan kaynaklanacak düşünüyoruz.

Kapasite Kullanımı

Türkiye genelinde ağustos ayı kapasite kullanım oranı geçen yıla göre 3,8 puan, temmuz ayına göre 0,4 puan artışla yüzde 77,1 olarak gerçekleşti. Kocaeli’de kapasite kullanımı geçen yıla göre 2,5 puan, temmuz ayına göre 1,7 puan artışla yüzde 71 olarak gerçekleşti.

İşsizlik

Temmuz ayında işsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre 2,4 puan düşüş, haziran ayına göre 1,4 puan artışla yüzde yüzde 12 olarak gerçek- leşti. Çalışabilir nüfus 2018’den 2021 Temmuz’a 3 milyon kişi artarken, İstihdam edilenler 535 bin kişi azaldı. Çalışan sayımızın daha yüksek sevi- yelerde olması gerektiğini sürekli dile getiriyoruz. Yabancı sermaye çekilmesiyle ekstra istihdam yaratılabileceğini düşünüyoruz. Bu arada atıl işgücü haziran ayına göre 1,2 artış ve geçen yılın aynı ayına göre 2,6 puan düşüşle yüzde 23,6 olarak gerçekleşti.